Sigorta acentesi olmak zorlaştı

(1/1)

SM:
 Sigorta acentesi olmak zorlaştı


--------------------------------------------------------------------------------
Sigorta acentelerinin faaliyetleri, geçtiğimiz nisan ayında Hazine ta­rafından yayınlanan bir yönetmelik­le belirlendi. Daha doğrusu 2007'de çıkan Sigortacılık Kanunu ile sigor­ta acentelerine de yasal düzenleme getirilmişti ve bu düzenleme yönet­meliğe bağlanmıştı. İşte o yönetme­lik, nisan ayında yayımlandı. Önce gelin isterseniz, neden böyle bir yönetmeliğe ihtiyaç du­yuldu, ondan biraz bahsedelim. Acenteler, neredeyse son 10 yıldır mevzuat bakımından organize edil­memiş durumdaydılar. Eski sigorta­cılık kanununda acenteler ile ilgili bazı önemli hükümler de iptal edil­mişti. Tıpkı sigorta sektörü ve si­gorta şirketleri nasıl yasal yönden boşluk yaşıyorsa, sigorta pazarında prim üretiminin yüzde 70'ini ger­çekleştiren acentelerde de aynı şe­kilde yasal boşluktan nasibini alı­yordu. 14 Nisan tarihinde yayımla­nan yönetmelikle acentelerin faali­yetlerine yönelik tüm eksiklikler giderilerek, yeniden organize edil­di. Acentelerin kuruluş ve faaliyet esasları, acentelerde aranılacak ni­telikler saptandı.

Acentelerde aranan vasıflar

Bu noktada yeni çıkan yönetmelikle acentelerin, sigortalıyı doğrudan doğruya ilgilendiren, satın aldığı hizmetlerin kalitesini etkileyen fonksiyonlarının bir düzen altına alındığını söylüyor. Acentelerin, si­gorta şirketinin halka açılan pence­resi gibi faaliyet gösterdiğini bilmeliyiz, "Sigorta ettirenle özellikle sözleşmenin yapılması saf­hasında doğrudan doğruya temasa geçmekte ve bu süreçte sigorta etti­reni sigorta sözleşmesi hakkında yönlendirme şansını elinde bulun­durmaktadırlar"  Son çıkan Bilgilendirme Yönet­meliği ile de acentelerin bu konu­daki görevinin daha iyi vurgulandı­ğına dikkat çekmek gerek yeni yönetmelikle acentelerde çok ciddi nitelikler aranıyor

"Acentelerin iflas etmemiş, si­gortacılık kanununa göre bazı suç­ları işlememiş olması yanında özellikle teknik personel vasıflarını ta­şıması, asgari mal varlığına sahip olması, fiziksel, teknik, idari altyapı ve insan kaynakları bakımından yeterli olması, mesleki sorumluluk sigortası yapmış olması gibi şartlar; acentelik mesleğinin yürütülebil­mesi için ciddi nitelikleri oluştur­maktadır. Ayrıca Hazine Müsteşarlığı'ndan alınacak uygunluk belge­sinden sonra Türkiye Odalar Bor­salar Birliğinde mesleki sicil olan levhaya kayıt edilmiş olmaları, bu levhadan silinebilmenin kanunda belirtilen hal ve şartlara bağlı olması, acenteliğin bir meslek olarak önemsendiğini ve ayrı bir ciddiyete haiz olduğunu göstermektedir."

Başka alanda faaliyet yok

Önemli olan bir nokta da yeni çıkan yönetmeliğin hem sigorta acentelerini ve acentelerin bağlı oldukları sigorta şirketlerini nasıl etkileyeceği. Tabi, aynı zamanda sektöre yansımasının da ne yönde olacağı... yönetme­lik sayesinde acentelerin kurumsallaşacağını ve faaliyetlerinin daha profesyonelleşeceğini vurgulamak gerek. Nitekim gerek Sigortacılık Ka­nunu gerekse de Acenteler Yönetmeliği ile, hayat sigortaları ya da zorunlu sigortalarla sınırlı olarak yetki verilen sigorta acentelerinin, bankalar ve özel kanunla kurul­muş ve kendisine sigorta acenteliği yetkisi tanımlanmış kurumların; acentelik faaliyeti dışında bireysel emeklilik işlemleri hariç ticari faaliyette bulunamayacaklarının altını çizmek gerek "Dolayısı ile acen­telik işlemleri profesyonelce ve tam bir kurumsal faaliyet içinde yürütülecektir. Acentelerin bu pro­fesyonel çalışma koşulları ve aranı­lan bilgi niteliği sigortacılara da güç verecektir. Bilindiği üzere si­gorta güven satan tam bir güvence müessesesidir. Bu güvenin kendini temsil eden acente tarafından ve­rilmesi sektörü de olumlu yönde etkileyecektir" diyor.

Acente halka açılan pencere

 yeni yönetme­likte önemli bir noktaya daha dik­kat çekelim. O da, sigorta acentele­rinin yanlarında çalıştıracakları per­sonelde aranacak vasıflar konusu. Acentelerin artık eskisi gibi iste­diği elemanları çalıştırması, bir başka ifade ile satış ürünlerini pa­zarlaması ve satış işlemlerini yap­masının mümkün olmayacağını belirtelim,  "Özellikle Bilgilendir­me Yönetmeliği ile satıştan önce ve satış sırasında sigorta ettirenlere veya sigortadan faydalananlara ve­rilmesi gereken bilgilerin teknik personel tarafından yapılması zorunluluğu acenteleri kalifiye ele­man açığı kapatmakta belli kural­lara itmektedir. Bu kurallar da en az lise ve dengi okullar mezunu ve 2 yıl mesleki deneyim kazanmış olmak veya aktüerya, risk yöneti­mi ve sigortacılıkla ilgili yüksek okul veya 4 yıllık yüksek öğretim okulu mezunu olmaktır." Son olarak acentelere bir de mesajı var. Acen­telerin sigorta şirketlerinin halka açılan birer penceresi olduğunu bilmeleri gerek bu nedenle özellikle verdikleri hizmetlerde sigorta şirketlerini doğru temsil edecek davranışlar içinde bulun­maları gerekir.

SM:
Sigorta acentesi olmaya hucuuum!

--------------------------------------------------------------------------------
Hazine sigorta acenteleri için yapılan düzenlemelere taviz vermeden devam ediyor. Söylenenlere göre 20 bin kişi sigorta acentesi olmak için müracaat yapmış.
 
Yayınlanan acenteler yönetmeliği sonrasında acentelerin levhaya kayıt olma ve Hazine'den uygunluk belgesi alma zorunluluğu özellikle sigorta acenteliğini ek bir iş olarak yapanları zor duruma soktu. Bence sigorta acenteliğinin bir saygınlığı olması isteniyorsa ve bir meslek sayılacaksa kuralları olması gerektiğini düşünüyorum. Sigorta pastasını gerçekten genişletecekse, sigorta acentesi sayısı 20 bin değil 100 bin olsun. Buna kimsenin bir itirazı yok. Fakat bu pastanın genişletilmesinden ziyade diğer şirketin acentesinden iş kapmak olarak yapılıyorsa, öncelikle sigorta acenteliğini saygın bir meslek yapmak adına bazı şeylere sıfırdan başlamak gerektiğini düşünüyorum. Bunun arkasından ilkeli davranan etik değerlere önem veren acentelerler artacağı için sektördeki büyümenin daha sindire sindire olacağını tahmin ediyorum.

Hazine, sigorta acenteliği konusunda "Bunu meslek olarak seçmiş ve geçimini buradan sağlayan kişiler yapsın" diyor. Bu kişi ve kurumlar sigortacılık konusunda bilgili olsun ki sigorta poliçesi satın alan vatandaşa doğru bilgiler verebilsin. Doğru bilgilendirilmiş tüketici ve sigorta şirketleri arasında anlaşmazlıklar yaşanmasın. Ve böylece sigortacılığa güven her geçen gün artsın. Burada yanlış nerede? Geçmişte hayat sigortalarında yaşananların ve hâlâ tüm sektörün bundan zararını gördüğü ortada deği mi? Buna aramızdaki çürük elmalar neden olmadı mı? Hazine'ye sorular, açık yakalamak girişimleri hep bu işi sulandırmak, gevşetmek için değil mi?

Geçtiğimiz aylara kadar sigorta acentelerinin sayısını bile bilen yoktu. Bu kadar gayri ciddi durum olabilir mi? Sonunda Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği araştırma yaptı ve Türkiye'de 16 bin 500 acente olduğu  ortaya çıktı. Bir meslek düşünün, vergisini veren, ticaret odasına kayıtlı olması gereken, fakat sayıları bilinmeyen... Sap ile saman öyle karışmış ki kimse ayırt edemiyor. Mali müşavir mi, kahvehane sahibi mi, oto lastikçisi mi, galeri sahibi mi, yoksa gerçekten sigorta acentesi mi?

 20 bin kişi levhaya kayıt olabilmek için başvurmuş ama, bunların arasında kaç tanesi Hazine'den uygunluk belgesi alacak bunu hep birlikte göreceğiz. Arkadaşımın babası kahvehane işletiyormuş, bir sigorta acentesi adına komisyon ile sigorta poliçesi pazarlamaya aracılık ediyormuş. Dolaylı olarak benden yardım istiyor. Hem kahvehane işletecek, hem sigorta poliçesi pazarlayacak. Babamız ilkokul mezunu, artık tüketiciyi nasıl bilgilendirecek ona varın siz karar verin.

Hazine Müsteşarlığı diyor ki ;

-Sigorta acenteliği yapacak kişiler 31.12. 2008'e kadar farklı bir iş ile daha ilgileniyorlarsa, bu işi artık yapmayacaklarını taahhüt edecek.

-Sadece hayat sigortası ve zorunlu sigorta poliçe satmasına izin verilen "Sınırlı yetkili acenteler" bu taahhütnameyi vermeyebilir.

-Sigorta ürünlerinin, acenteler tarafından pazarlanması, bilgilendirme ve satış işlemleri yalnızca acentelerin teknik personeli tarafından yapılabilir.

-Acentelerin faaliyet gösterecekleri başka bir adresteki şubeleri acente ile aynı unvanı taşımak zorunda.

-ABD'de okuyup master da yapsan sigorta acenteliği yapmak için iki yıl sigortacılık deneyimi şart.

-Sınırlı yetkili acentelerin de diğer acenteler gibi mesleki sorumluluk sigortası yaptırması zorunlu.

-Sermaye şartının yanısıra, bu tutar acentelerce aracılık edilen yıllık prim tutarının yüzde 4'ünden aşağı olamaz" Hükmü uyarınca, yalnızca zorunlu sigortalar ve hayat sigortaları ile sınırlı olmak üzere yetki verilen acentelerin de asgari sermaye şartını sağlaması gerekiyor.

-Büyük kuruluşların içerisinde bulunan ve sadece kendi gruplarının sigortasını yapmak için faaliyet gösteren birimlerin sigorta acentelerinin tabi oldukları koşul ve kayıtlara tabidir.

Kısacası Hazine işi artık sıkı tutuyor. Pek gevşetmeye de niyeti yok. Sektörü bilgi eksiği nedeniyle en çok sorulan soruları içeren bir açıklama Hazine tarafından yapıldı. Artık kim ne yapacak karar vermeli şunun şurasında üç ay kaldı. Vergi vermeden komisyonla idare etmek için TOBB'dan ya da şirket genel müdüründen imza için torpil bulayım çabalarına girilmemeli. Kurallar ve çerçeve belli bunlara uyanlar acentelik yapabilecek. Sonrasında kimse mağdur olmasın derim. Benden uyarması...

Kaynak : Dünya Gazetesi

Navigasyon

[0] Mesajlar